Blog
Berat Kandili Duası
Yasin Orak’tan alıntıdır.
Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm Bismillahi’r-rahmani’r-rahîm
Allàhümme yâ rabbenâ, yâ rabbenâ, yâ rabbenâ…
Yâ Rabbi!
Şu gecede bizim için hayırlar yaz. Müstakbel ömrümüzde bizi hayırlarla karşılaştır. Eğer bizim ismimizi şakîler divanına yazmışlarsa, bizi oradan sil. Bizi saidler defterine kaydet. Eğer ismimiz süedâ zümresine, saidler defterine yazılmışsa, bizi orada sabit eyle. Oradan sildirme yâ Rabbi!..
Senin kulluğundan uzak etme. Kapından kovma. İzzetten sonra zillete uğratma. İmandan sonra küfre düşürme. Kabulden sonra reddetme yâ Rabbi!..
Ümmet-i Muhammed’i umûmen azîz eyle. Ümmet-i Muhammed’e umûmen rahmeyle. Dünyanın her yerinde bizleri gàlip eyle. Ezilen kardeşlerimizi zulümden kurtar. Esir kardeşlerimizi esaretten halâs eyle. Mazlum kardeşlerimizi zulümden kurtar. Şaşıran kardeşlerimize hidayet eyle yâ Rabbi!..
Yolunda yürüyenlere yardım eyle. Tevfîkini refîk eyle. Bizi kimsenin önünde hor, zelil etme. Kimsenin karşısında mağlup ve mahcub etme. Kimseye muhtaç etme yâ Rabbi!..
Fazlu kereminden bizlere ihsan eyle. Fazlu kereminle bizi gayriden müstağni eyle. Bizi helâl rızıklarla merzuk eyle. Haramlardan mahfuz ve uzak eyle. Günahlara düşürme. Kulluğunda yardım eyle. Sana lâyık kulluk etmeye gücümüz yetmez, günahlara düşürme. Şeytana uydurma. Nefsin esiri etme. Mehmâ imkân, sana gücümüz yettiğince güzel kulluk etmeyi nasîb eyle. Gönüllerimizin muradlarını bizlere ihsân eyle yâ Rabbi!..
Yâ Rabbe’l-àlemîn, bizi Kur’an-ı Kerim’in yolunda dâim eyle! Kur’an-ı Kerim’e hàdim eyle. Kur’an-ı Kerim’in şefaatine nâil eyle. Peygamber Efendimiz’in sünnetini ihyâ etmeyi nasîb eyle. Ömrümüzü sünnet-i seniyye-i nebeviyyeye uygun geçirmeyi nasîb eyle. Böylece şehit sevapları kazanmayı nasîp eyle. Senin sevgini gönlümüze yerleştir. Rasûlünün sevgisini, saygısını gönlümüze yerleştir. Biz Peygamber Efendimiz’den çok sonralar dünyaya geldik, bizi ahirette Peygamber Efendimiz’den ayırma. Ahirette Peygamber Efendimiz’e komşu eyle. Firdevs-i A’lâ’da ona yakın olmayı nasîb eyle yâ Rabbi!..
Yâ Rabbe’l-àlemîn, hastalarımıza âcilen şifalar ihsân, dertlilerimize devâlar nasîb eyle. Müşkil işlerimizi âsân eyle. Müslümanların başına müslüman idareciler nasîb eyle.
Yâ Rabbe’l-àlemîn, zalimlere, fasıklara, fâcirlere, kâfirlere fırsat verme… Beldelerimizi ve sâir İslâm beldelerini kâfirlere çiğnetme… Yâ Rabbi, bizleri zalimlerin zulmü altında inletme. Bizi kâfirlerle terbiye etme yâ Rabbi!..
Günahlarımızı fazl u kereminle bu gecede affeyle. Cümlemize hayırlı, sıhhatli, afiyetli uzun ömürler ihsân eyle. Kabre girdiğimiz zaman, kabrimizi cennet bahçesi eyle. Münkereyn’in sorularını âsan vech ile cevaplandırmayı nasîb eyle. Kabirden kalktığımız zaman, bizi Peygamber Efendimiz’in Livâü’l-Hamd’i altında böylece haşreyle yâ Rabbi!
Son nefeste ol kelime-i tayyibe-i münciye-i mübâreke ki buyurun beraber diyelim: “Eşhedü en lâ ilâhe illa’llàh, ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlühû” diye diye, abdestliyken, oruçluyken, dilimiz zikrinle meşgulken, sevdiğin bir amel üzereyken, cami yolundayken, hac yolundayken, canımızı sevdiğin bir kul olarak teslim etmemizi bizlere nasîb eyle yâ Rabbi!..
Bizi mahrumlardan etme. Mahşer gününün sıkıntılarına düşürme. Terlere batanlardan etme. Korkularla çırpınanlardan etme. Kitabı sağından verilenlerden eyle yâ Rabbi!..
Birbirlerimizle ihvanlığımızı güzel yapmayı nasîb eyle. O muhabbet bereketine Arş-i A’lâ’nın gölgesinde gölgelenenlerden eyle. Senin zikrinden gàfillerden etme. Zikrinle geceleri gözlerimizden yaşlar dökerek, Arş-i A’lâ’nın gölgesinde gölgelenen, (ve racülün zekera’llàhe hàliyen tefâdat aynâhü) zümresinden eyle yâ Rabbi!..
Yâ Rabbe’l-àlemîn, Peygamber SAS Efendimiz’e, Havz-ı Kevseri başında, sevdiği ümmetler olarak, kendisinin gel diye davet ettiği ikram ettiği ümmetlerden eyle yâ Rabbi!..
Firdevs-i A’lâ’yı bizlere nasîb eyle. Rıdvân-ı ekberini bizlere bahşeyle. Cemâlini göster, kelâmına mazhar eyle. Kelâmını senden duyur yâ Rabbi!..
Bi-hürmeti esmâike’l-hüsnâ, ve bi-hürmeti habîbike’l-müctebâ, ve bi-hürmeti şehri rasûli’llâhi şa’bâne’l-mübârek, ve bi-hürmeti leyleti’n-nısfi min şa’bân leyleti’l-berâah, ve bi-hürmeti hatemâti’l-kur’âni’l-azîm, ve bi-hürmeti’s-salevâti’ş-şerîfeh, ve bi-hürmeti’t-tehlîlâtı’ş-şerîfeh, ve bi-hürmeti esrârısûreti’l-fâtihah!..
Ey Bizleri varlığa erdiren, var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran güzeller güzeli Rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar olsun. Kainatın iftihar tablosu peygamber efendimize sonsuz salat ü selam olsun.
Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek berat ve gufran gecesinde bir kere daha dergah-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:
YA İLAHE’L-ALEMİN!
Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs’ati genişliğindeki kapına dayanıyor, şu mübarek berat gecesinde bir kere daha halimizi arz etmek istiyoruz. Halimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım kıvrandıran dertlerimize derman.. icabet buyur ey Rahîm ü Rahman!
EY ÇARESİZLER ÇARESİ!
Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur; ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur. Bütün dileklerimizi kabul buyur ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur; aç ve yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.
Ciddi bir yol almış sayılmasak da yıllar var hep yollardayız. Ufkumuz gam ve kederle tülleniyor. Önümüzdeki engebeler beşer takatini aşkın görünüyor. Ümmet-i Muhammed (aleyhissalatü ve’t-teslîmat) perişan, derbeder ve ızdırap içinde, müslümanlık gelenek ve göreneklerin darlığına mahkum, ibadet ü taat kültür televvünlü, duygular, düşünceler fantezilere emanet, mücadelelerin esası da çıkarlar, menfaatler, ırkî mülahazalara dayalı. Sen bizlere çıkar yol lutfeyle ya rabbi!
YA RAB!
Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma; akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden, nefislerimizi cismanîliğin baskılarından, gönüllerimizi de heva ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle. Kapının kullarını; ilimde kibir u gururdan, ibadette riya ve gafletten ve duygularına renk attıran ülfetten koru. Senin yolunda yürüyor gibi görünüp Senden uzaklaşmak, gurbet atmosferinde içiçe firkat yaşamak, hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır! Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.
EY GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN!
Şu mübarek gece hürmetine Bizleri bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!
EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN!
Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp Sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun. Sana yönelenlere hep “Gelin, gelin” diyorsun. Ey Rab! Böyle emekleye emekleye sürünmeyi de gelme kabul edeceksen, müsaade buyur “Biz de geldik” diyelim. Geldik ve Sana, yolların amansızlığını, nefis, şeytan ve hevanın imansızlığını, bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz. Bilhassa, her zaman hatalara açık duran, masiyetlere meyyal bulunan ve ululuğuna karşı hep saygısız davranan, serkeş nefsimizi Sana şikayet ediyoruz. Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya rabbi!
Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. ya Rabbi lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle. Kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!
Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle. Niyetlerimizi ihlaslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!
EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI, EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!
Şu anda duygularımız derbeder, davranışlarımız ahenksiz, ruhlarımız kirli, ayaklarımız titrek, ellerimiz mefluç, çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık, havalar boz-bulanık, mağripler hicranla tül tül, maşrıklar lütfuna kalmış… İşte böyle bir dağınıklık içinde Sana geldik. Böyle gelenlerin ilki değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit kapısı, bizler de bu kapının önündeki liyakatsiz dilenciler. Şimdiye kadar gelip Senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmamış; hiçbir kaçkın ve pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı Senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır. Bizi hilm ü silminle güçlendir. Zalimlere de varlığını duyur.
EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!
Şu mübarek berat gecesinde binler, yüz binler Senin karşında divan durarak ellerimizi Sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla, kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve “Biz geldik” diyoruz. Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine, her sese ve herkese merhamet ettiğine gönülden inanarak kaçkınlığımızı muvakkat dahi olsa görmüyor, günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, karıştırdığımız haltlara değil, Senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona bağlıyoruz; Enîsimiz Sen isen, çevrenin vahşetinden bize ne! Her yanda şeytan ve avenesi içten içe homurdanıp duruyorlarmış, Sen bizimle olduktan sonra ne ifade eder ki! Sen her şeyin biricik hakimisin ve hükmünü engelleyecek bir güç de yoktur. Sen saltanat dairen içinde en küçük şeyleri görür, en cılız sesleri işitir, hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi cevapsız bırakmazsın.
EY YÜCELER YÜCESİ!
Sen biliyorsun, biz de bunun farkındayız; ömrümüzün hasenat kefesi bomboş, pek çoğumuz itibarıyla bir ihlas bezginliği içindeyiz. Çoğumuz gafil, bedbin, dünsüz-yarınsız sefil birer halzede gibi aktüalite ile iç içeyiz. Her halimizde alayiş, gösteriş, köpük köpük heva ve heves; sürekli zevk u sefaya, makama, mansıba, şöhrete, şana ve dünyevî hülyalara oynuyoruz. Yığınların rüya ve hülyaları ekonomi ve refah; taptıkları da dolar, dinar ve euro. Ruhlar meflûç, kalbler kötürüm, basîret ama, düşünceler kirli, davranışlar da tam buna göre… Gece ve gündüz gibi iki yüzlü yaşıyoruz, ak görünüyor kapkara davranıyoruz; idare ve siyaset deyip hem ışık türküleri söylüyor hem de karanlık ağıtları mırıldanıyoruz. Devirlere, dönemlere göre renkten renge giriyor, bukalemunları şaşırtacak marifetler (!) sergiliyor ve aldatmayı beceri kabul ediyoruz.
EY RAB!
Ellerimiz-ağızlarımız, gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden fersah fersah uzak ve adeta nankörlüğe kilitli; eller memnû meyvelerde, ağızlar harama açık duruyor; gözler başkalarının kusur müfettişi.. yalan revaçta, hıyanet adiyattan bir şey, hakkın ismi var sadece; adalet “sayyad-ı bîinsaf”ların hazırladığı kapanların önüne saçılmış birkaç dane gibi bir şey; vefa Kafdağı’nın arkasında, ahde hürmet unutulup da bir köşede kalmış; buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak dorukta. Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, tenperverlik duygusu boyunlarımızda adeta çelikten bir kement; her biri birer gayya olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve mahiyet-i nefsü’l-emriyemize göre kendimiz olamıyoruz. Dünya ve ukba kazancı adına ne ciddî bir hesap ne de tutarlı bir plana sahibiz. Kazançlar kuşağında sürekli kaybediyoruz; kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla teselli olmaya çalışıyoruz. Zamanı suçlama, şartlara lanetler yağdırma da ayrı bir avunma yolu.
Bütün bunlara rağmen ya Rab! , bizi bize bırakmaman en büyük dileğimiz. Kendimiz edip kendimiz bulsak da, rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek vüs’atte. Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!
Dua edenlere cevap veren Sen, ızdırapları dindirip ihtiyaçları gideren Sen, devrilenleri kaldırıp doğrultan Sen, çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi eden de Sensin! Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı; nefsanîlik ve gaflet, ibadetlerimizin mana ve özünü alıp götürdü; samimiyetsizlik dualarımızın kolunu-kanadını kırdı. Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere.. Var eden Sensin, yok eden de Sen; uzak tutan Sensin, yaklaştıran da Sen; Sen bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın neşesini tattırmasaydın şu söylediklerimizi mırıldanamazdık. Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize yakınlığını duyur ve benliğimizde Sana karşı yaklaşma heyecanları uyar.
EY RAB!
Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun.. iç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi Sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halas eyle; halas eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma. Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de hulûs istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur.
EY AFFI TECZİYESİNİN ÖNÜNDE RAHMET TAHTININ SULTANI!
Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca günahkarın affedileceği bu mukaddes berat gecesinde bizleri de bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bugüne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz.
Ey yüceler yücesi!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, Mualla aile efradına ve bütün ashab-ı güzînine salat u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya rabbi!..
Amin amin amin
velhamdü lillahi Rabbil alemine’l-fatiha
Allah razı olsun abi. Rabbim senin de dualarını kabul etsin hayırlısı ile sıkıntılarını gidersin