Ümit Kaygısız
Şarkı Listesi
Ümit Kaygısız
Yadigâr
Bu gece canım yalnız kalmak istiyor
Her şeyden uzak her sözden gözden uzak
Bu gece canım yalnız kalmak istiyor
Hiçbir şey konuşmadan insandan dosttan uzak
Böyle değildim ben sensizliği bilmeden
Bu garip huylar senden yadigâr
Ne varsa gönlümde sen aldın götürdün yar
Bu hüzün bana senden yadigâr
İçimde ağlayan bir çocuk bıraktın yar
Bu acı bana senden yadigâr
Ümit Kaygısız
Sevmek Kim Sen Kimsin
Çok kırdın şu kalbimi
Ben sevdim sen kaçtın
Kapanmış yaraları
Ben sardım sen açtın
Sevgiyi bilmiyorsan
Suç bende mi neyleyim
Sevmedin bırakmadın
Adam gibi seveyim
Seven çeker acıyı
Sevmeyen ne bilsin
Bana aşktan söz etme
Sevmek kim sen kimsin
Dilerim tanrıdan
Hiç yüzün gülmesi
Yıllarca benim gibi
Sevip acı çekersin
Ümit Kaygısız
Kâhya Yahya
Diskoteğin önünde kâhya durmuşum
Araba plakasından fallar tutmuşum
İçeri giren sarı kız bana baksaydı
Baksaydı da bana bana, benim olsaydı
Olmaz olmaz bilirim, ben kâhya Yahya
O kim bilir kimin nesi, ben kâhya Yahya
Şu İstanbul şehrinden neler ummuşum
Ummuşum da sadece yutkunmuşum
Dur be oğlum kâhya Yahya, gel haddini bil
Sen kâhyasın, kâhya gibi kâhyalığını bil
İçeri giren sarı kız bana bakmaz ki
Baksa bile bana bana benim olmaz ki
Olmaz olmaz bilirim, ben kâhya Yahya
O kim bilir kimin nesi, ben kâhya Yahya
Ümit Kaygısız
Miras
Gölgesi vuruyor gecemin üstüne
Kokun sinmiş yüreğime
Ardına bakmadan gittin öylece
Bomboş kaldı bak ellerim
Gittin ama tek hatıra
Göz yaşlarım senden miras bana
Yoksun artık tek hatıra
Göz yaşlarım senden miras bana
Yağmurlar yağar inat göz yaşlarıma
İrkilir güneş alev yandığıma
Aklımdan geçenleri bir bilebilsen
Ölmeli ya da geri dönmelisin
Yağmurlar yağar inat göz yaşlarıma
İrkilir güneş alev yandığıma
Aklımdan geçenleri bir bilebilsen
Ölmeli ya da geri dönmelisin
Ümit Kaygısız
Bilir Mi?
Söz ağızdan çıktı bir kere.
Anladım gönülde vardı.
Şimdi bana yalnız gitmesi kaldı.
Ne yazık ki hâkim bey
Bir ifadem, bir müdafaam yok.
Sadece dört satırlık son sözüm kaldı.
Bilir mi yerime gelen kıymetini bilir mi?
Bu insan cennette mevlaya küsen değil mi?
Benim gibi koklar mı derinden?
(Bir ömür boyunca doyar mı?)
Bilir mi solmaya değer mi?
Şimdi sen bir yabancı gibi
Ben seni ellerimle sularken
Ümit Kaygısız
Sen Benim Şarkılarımsın
Belki bir şarkının her sesinde
Belki bir sahil meyhanesinde
Belki de içtiğim sigaranın dumanısın
Bir yıldız gökte kayıp giderken
Islak bir yolda yalnız yürürken
Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın
Geçmiş değil bugün gibi
Yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin
Çalınmasın söylenmesin
Sen benim şarkılarımsın
Sanki hiç gitmemiş hep var gibi
Bir sırrı herkesten saklar gibi
Sessizce sokulup ağlar gibi yanımdasın
Beni bir şeylerden aklar gibi
Koparmadan çiçek koklar gibi
Hiç bozulmamış yasaklar gibi aklımdasın
Ümit Kaygısız
Şiire Gazele
Neçe aşık olur bülbüller güle
Hasret çektim, könül verdim, seni sevdim men
Böyle bir güzele, eşkimi tezele
Şiire, gazele könül verdim ben şiire, gazele
Eğer menden ayrı gezip dolansan
Menim bu eşkime yigane kalsan
Alışaram, od tutaram, hem yanaram men
Alışaram, od tutaram, hem yanaram
Bunu da bilmerem, sensiz men gülmerem
Könlümü vermerem, heçkese men könlümü vermerem
Böyle bir güzele, eşkimi tezele
Şiire, gazele könül verdim ben şiire, gazele
Bunu da bilmerem, sensiz men gülmerem
Könlümü vermerem, heçkese men könlümü vermerem
Ümit Kaygısız
Adıyaman
Adıyaman yolu yaman vay vay
Yavrucağım aman aman
Yavrucağım dön gel dayanamam
Sesimi duy ver elini kalk gidek
Dağlara, tütün kokan ovalara dön gel .......!?
Ümit Kaygısız & İrem
Eylül
Bi gittin her şey bitti
Yalan artık sahte akşamlar
Bir sana defalarca
Gitme diye sızladı görmedin mi?
Hadi unut unutabilirsen
Yüreğim sende kaldı
Hadi unut unutabilirsen
Tenim teninde kaldı
Dur! Gitme ne olursun
Bu şehir acın olur
Karanlık adın olur
Hani kızımız olacaktı
Hani adı Eylül'dü
Sen Eylül'de gittin
Sen gideceksin. Ve aslında gitmelisin de. Hem de bir Eylül ayında gitmelisin. Şehrin gece lambalarında dans etmeli veda bakışların. Korkularımla yüzüstü kalakalmalıyım öylece basık bir kenar mahalle kahvehanesinde. Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim. Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı. Yokluğuna alışmamalıyım. Alışamamalıyım.
Bi gittin, yarım kaldı nefesim
Ağladı kızımız görmedin mi
Bu ağlayışlar sana yakarışlar sana
O yeminleri sen etmedin mi
Eylül'den korkardım ben
Eylülden korkardım
Ama sana hiç söylemedim!
Ümit Kaygısız & İrem
Hüzün Mevsimi
Eylül'dü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız. Adımlarımızın kısalığı bundandı. Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, ellerin kadar ıssız, sen kadar zamansız molalar veriyordum. Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylüldü. Dalından kopan yaprakların sararan yanlarına yazdım adını. Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül'dü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Yelken olup avunamam kıyında
Sen öğrettin derinlerde sevmeyi
Bir sonbahar savursa da rüzgarda
Kabullenmem yaprak gibi düşmeyi
Öyle büyük öyle derin
Kalbimdeki sıcak yerin
Küçücük serçe yüreğin
Aynı yere konamaz mı?
Aşk bi liman, ben bi gemi
Yeter artık yak feneri
Gözlerin ilk günkü gibi
Ah yeniden bakamaz mı?
Kaç sene geçti yok yere aradan
Gurur muydu neydi bizi ayıran?
Anlamı yok sildim bir bir hepsini
Dön artık ve bitsin hüzün mevsimi
Dört duvar üstüme gelir her gece
Ben varım ve bir ben daha sadece
Yetmedi mi? Aldım bütün dersimi
Dön artık ve bitsin hüzün mevsimi
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman. En çok sesini aradım. Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ. Gözlerini sildi zaman.. Dedim ya… Eylül'dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
Ümit Kaygısız & İrem
Yaramaz Çocuklar
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim her dakika hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Bazı nur içinde, bazı sisteydim
Bazı beni seven bir göğüsteydim
Kâh el üstündeydim kâh hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Birgün ağlayalım, birgün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevdiğim saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair yahut bir hükümdar gibi
Ümit Kaygısız & İrem
Tut Elini Yüreğimin
Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden
Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
İster zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden
Bitti bak bitermiş, ne eylül ne ihtilal
İzleri kalırmış, kalsın dostum
Açtık bir penceresini, hayat denilen bu evin
Dışarısı bahar, bahçe.. olsun dostum
Dostumsun artık benim
Artık dağlar gibiyim
Tut elini yüreğimin
Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden
Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden
Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden
Yolttular ömrümü, bu çağda zındanlarda
Işık oldun karanlığıma aydın dostum
Kan revan kitaplarım koğuşlarda sabahladım
Kaçıp düşüme benimle kaldın dostum
Dostumsun artık benim
Artık dağlar gibiyim
Tut elimi yüreğimin
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Düştüm, tuttun kolumdan
Sağımdan solumdan
Dağlardan, ovalardan koştun dostum
Dostumsun artık benim
Artık dağlar gibiyim
Tut elini yüreğimin
Ümit Kaygısız
Sevin Gayrı
Beni derde koyup kaçtın
Gözün aydın sevin gayrı
Yüreğime yara açtın
Gözün aydın sevin gayrı
Bir zamanlar benim oldun
Ömür fidanımı yoldun
Yeni bir sevgili buldun
Gözün aydın sevin gayrı
Verdiğin sözleri nettin
Beni yakıp yıkıp gittin
Harabeydim viran ettin
Gözün aydın sevin gayrı
Harabeyi verem ettin
Gözün aydın sevin gayrı
Ümit Kaygısız
Al Ömrümü
Günü gelir sende benden çekip gidersen
Gidip de bir daha, gelmeyeceksen
Al ömrümü koy ömrünün, üstüne
Senden gelsin ölüm başım, üstüne
Ellerini ellerimden, alıp gidersen
Gidip de bir daha, dönmeyeceksen
Yüreğimi koy avcunun içine
Senden gelsin ölüm başım, üstüne
Ümit Kaygısız
Bir Yıldız Kaydı
Bir yıldız kaydı ve başladı tüm macera
İkimizin aşkı orada sonsuzlukta
Aşkımız yaşayacak sonsuzluk adasında
Göçen bir yıldız gibi sonsuzluğa
Bilinmezliğe giden yollar var belki
Belki sevgiyle açılır tüm kapılar
Gidenler, dönenler, dönmeyenler
Her biri bizdendiler
Hayatta her şey yalan
Ya da her şey diye bir şey yok
Aşk yalan deseler de
Gerçeği anlayan yok
Bilinmezliğe giden o yol sevgilim
O yol bizde yok
Ellerimi sıkı tut hiç bırakma sevgilim
Kurşunlar üzerime sıra sıra yağsa da
Gözlerini bana dik hiç ayırma sevgilim
Ölüm acı vermez bana
Ümit Kaygısız
Doğum Günün Kutlu Olsun
Sen mis kokulu bir çiçek
Sen başıma gelebilecek
En tatlı düşsün
Sımsıcak bir öpüşsün
Aşkımız dilden dile dolaşsın
Tarih bize kitap yazsın
Bırakmam seni
İki gözüm kör olsun
Sevgilim bu aşk murad olsun
Bırakmam seni söz olsun
Doğum günün kutlu olsun
Ümit Kaygısız
Çekip Giderim
Bir sefere çıkıyorum sandım
Bir düş gördüm uyandım
Bana kaldı mı külleri aşkının
Bakma bana biraz yastayım
Bir hataydı biliyorum
Şimdi dertlerimle yaşıyorum
Gidiyorsam uzaklara
Hiç sevmedim der severim
Gözlerin beni görmezse
Ellerin beni tutmazsa
Yüreğin bağışlamazsa
Bir hataydı der (çekip) giderim
Bir yalandın çoğu zaman
Hep inandım usanmadan
Bir nehir oldun kalbime
Akıp gittin sen durmadan
Şimdi kaldı mı külleri aşkının
Bakma bana biraz yastayım
Bir hataydı biliyorum
Şimdi dertlerimle yaşıyorum
Ümit Kaygısız
Sev Seveceksen
Aşkı yaşayamamışlığıma ver karamsarlığımı
Doğrularımın yanlışlığına somurtkanlığımı
Ya gel benim ol, ya da dinle sana yazıldığını bilmeden bu şarkımı
Şu göğsümde açtın bir derin yara
İntiharlar yaşatıyor hergün her dakka
Eriyorum milim milim mühim değilim
Çaresiz boğuluyor tüm ümitlerim
Yüreğim ağlıyor yarim gel geleceksen
Sensiz olmaz kara gözlüm sev seveceksen
Şu dünyada herkes doğru bir yanlış, bir ben yalnız
Senden gayrı yar sevmedim, bil bileceksen
Ümit Kaygısız
Yan Kalbim
Yazılan kadarını yaşar insan
Ne eksik, ne de fazla inan
Bazen karışır da hayalle sevdan
Yalansın oysa geçer zaman
Yan kalbim yan
Giden unutulur, sen sana yan
Sus kalbim sus
Nasibin yok senin aşktan
Görünen kadarını bilir insan
Ne eksik ne de fazla inan
Bazen karışır da hayalle sevdan
(Yanarsın oysa geçer zaman)
Yalansın oysa geçer zaman
Ümit Kaygısız
Unutulan
Önce birkaç damla yaş gözlerimden süzüldü
Inanmadım yıkıldım, senin miydi bu düğün?
Hıçkırdım sendeledim bacaklarım çözüldü
Yoksa sen değil miydin, o, uğruna öldüğüm?
Aklımdan geçti birden bütün davranışların
Tamamlıyordun beni aynıydı her şeyimiz
En büyük desteğimdi sihirli bakışların
Her zaman yanımdaydın çok mutluyduk ikimiz
Gözlerim bulutlandı başım öne eğildi
Yalan değil olamaz, duymadın feryadımı
Bütün bu gördüklerim birer gerçek değildi
Benim değilsin artık boşver unut adımı
Ümit Kaygısız
Tutsak
Ya sen beni hiç sevmedin ya ben görmedim
SöyIediğin en son sözü hiç sevemedim
GözIerime bakıp bakıp nasıI söyIedin
Seni sevmiyorum demek koIay mı söyIe
Ümit Kaygısız
Sevmesen De Olur
Boş yere bekledim, dönersin diye
Bir kere yüzüme gülersin diye
Boş yere yanmışım, seversin diye
Sevmesen de olur
Boş yere bekledim, dönersin diye
Dönmesen de olur
Meğerse, sulara yazmışım seni
Meğerse, rüzgâra yazmışım seni
Yanılıp aldanıp, sevmişim seni
Sevmesen de olur
Hep seni özledim, dönersin diye
Yeniden yüzüme gülersin diye
Boş yere yanmışım, seversin diye
Sevmesen de olur
Ümit Kaygısız
Konuşsana Bir Tanem
Konuşsana bir tanem
Neden hep susuyorsun?
Susmak neyi halleder
Neden anlatmıyorsun?
Gizleme ne olursun, saklama hislerini
Sen de bana aşıksın, hem de deliler gibi
Neden suskun gözlerin?
Neden mahsun bakıyor?
Gözlerin gözlerimden
Sanki bir şey saklıyor
Ümit Kaygısız
Kış Masalı
Adını dağlara yazdım, yârim
Buğulu camlara kazdım
Kışın masal dinlemek zor, yârim
Hem ağladım hem anlattım
Gözyaşım kederden miydi, yârim?
Çektiğim kaderden miydi?
İçtim, hep ona sarıldım, yârim
Tek dostum kadehler miydi?
"Özlerim, gitme" deseydim, yârim
"Bırakma, etme", deseydim
Şimdi ardıma bakmazdım, yârim
Elini tutabilseydim
Gülmeyen gözler ıslaktı, yârim
Benim hayalim vuslattı
Seni sensiz yaşamak zor, yârim
Beni de Allah yarattı
Aşka tövbe etmek de zor, yârim
Bir daha böyle sevmek de
Ömründe bir kere yandı kalbim
Bu canı sana vermekte
(Son nefesini vermekte)
Ümit Kaygısız
Kanadı Bu Yürek
Kanamam aşkım bile bile
Kanadı bu yürek çok seve seve
Kanadı kırıldı yüksekten uçarken
Rüyamdan uyandım aşkından yanarken
Ben de isterdim elini tutmak
Kötü olan her şeyi unutmak unutmak
Belki anlarsın umuyorum
Alışamazsın biliyorum
Mutlu ol bunu diliyorum
Ben bu şehirden gidiyorum
Yanamam aşkım bile bile
Yandı bu yürek göz göre göre
Yandı yıkıldı zalimin elinde
Canımdan can aldı son nefeste
Ümit Kaygısız
Gülümse Annem
Akşam olur, hasret büyür dağ olur
Bu dağlarda kurşun atsan çığ olur
Sen oğlunu geri dönmez say annem
Ben ölünce belki vatan sağ olur
Belki dağlar duman duman savrulur
Belki sesim çığlık çığlık duyulur
Belki yavrun bir tabuta koyulur
Üzülme annem
Bir yangın ki ciğer ciğer kavrulur
Bir yangın ki kardeş kardeş vurulur
Belki kalbim bir bayrağa kan olur
Gülümse annem
Yine yağmur ince ince çiselenir
Yine toprak, yaz gelince çiçeklenir
Sen beni hep rüyalarda gör annem
Gör ki kalbim bir mezarda dinlenir
Ümit Kaygısız
Gece İnmeden
Günler hasretinin üstüne perde çekmiyor ki
Aralanıyor ışıklar rüyalarım ah çıkmıyor ki
Eller sitemimin sebebini ah bilmiyor ki
Böyle mi anlaştık, yalanın artık bitmiyor ki
Hani gece inmeden kapımı çalacaktın?
Hiç kimse bilmeden koynuna alacaktın?
Hani dört, beş saat yanımda kalacaktın?
Karanlıkta izin yok, böyle mi olacaktın
Ümit Kaygısız
Dön
Bir gözlerin vardı, gözyaşım kaldı
Bir yüreğin vardı, hatıran kaldı
Bir sözlerin vardı, sitemim kaldı
Bir hayat aşkım vardı, gitti, yarım kaldı
Son bir acım vardı, o da sensiz kaldı
Ah, bu canım güllere yandı, sensiz nefes aldı
Yâr, yalan değildi, bir rüya gibiydi
Bitti, yüreğimde acısı kaldı
Dön nasıl, kimle, ner'deysen
Dön beni biraz sevdiysen
Dön, yüreğimde hasret, çaresiz kaldı
Ümit Kaygısız
Doğan Bir Pişman
Doğan bir pişman, doğmayan iki
Doğuştan felekle düşman olmuşuz sanki
Herkeste bir kalp aşka susamış
Sevenler bir pişman ise sevmeyen iki
Bu ne aşktır yarabbim öldürdü beni
Ne kendisi güldü, ne de güldürdü beni
Dertlerim dermansızdır yaram çok derin
Ermişim zirvesine ben bitmez kederim
Çaresizim, cilvesi bu bana kaderin
İçen bir pişman, içmeyen iki
Hepimiz doğuştan dertle doğmuşuz sanki
Sarhoştan beter sevenin hali
Her kadehte bir mecnunum keremim sanki
Ümit Kaygısız
Bu Gece (Enstrümantal)
Ne kadar aptalmışım
Sözüne hep kanmışım
Kendimi aldatmışım anladım
Geçmişe çizgi çektim
Hayalinden vazgeçtim
Seninle acı çektim anladım
Bu gece seni öldürdüm
Düşümü suya düşürdüm
Senle olmuyor diye düşündüm bu gece
Ümit Kaygısız
Aşk Satılık Değil
Gittin..
Yanıbaşımda bir fotoğrafsın şimdi.
Gittin...
Gündüzün gölgesinde, hasreti ezberliyorum.
Benim geldiğim yerlerde
Aşk satılık değil.
Benim geldiğim yerlerde
Aşk hep kutsaldır.
Gittin,
Başka sırlara, başka yangınlara,
Gittin,
Sanki yer kaydı aktı, sonsuz bir boşluk kaldı.
Ümit Kaygısız
Aşıklar Şehri
Öyle sevdim ki ben seni
Tarifi yok hiç bir dilde
Dünyanın en mutlu insanı yaptın beni
En kötü günümde bile
Seninle biz ikimiz
Mutluluğun resmiyiz
İyi ki hayatımdasın
İki kişilik bir aşıklar şehriyiz
Bir ömür benimle yaşlanır mısın?
Kendimi terk ederim seni yarım bırakmam
Dört yolu aşk dolu yolumsun benim
Her saat, her dakika, her saniye kalbimdesin
Sen gözlerimin son adresisin
Aşk dediğin şey biraz kader
Sen de benim kaderim oldun
Yanında uyandığım her sabah
Kollarında bir daha doğdum
Ümit Kaygısız
Aşığım Bir Kuluna
Aşığım bir kuluna
Öleceğim yoluna
Dermanım sensin tanrım
Merhamet eyle bana
Senden dileğim, yaz onu alnıma
O benim kaderim olsun
Yüzüm onunla güler
Zindan oldu geceler
Çektiğim bu çileler
Onun elinde biter
Ümit Kaygısız
Arpej + Ritm
Enstrümantal
Ümit Kaygısız
Ah Ulan Knk
Efekt yok, boğazı kasarak saçmalamaca şiir
(Radyo arkadaşım Davut'un doğum günü için)
Neden halâ gelmedi? Yoksa doğmayı mı unuttu bu hıyar? Gerçi hiç saati olmadı ama en azından Sibel'e sorar. Rulette bir avrat desen yok. Madara olduk Taketookhane'ye. Ah ulan eşşek kafam benim. Nasıl da güvendim bu hergeleye?
Gelse karıya gidecektik. Ne çekersek çok ayıp.. Ruslarla yutacaktık. Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp, enteresan hayallere dalacaktık.
Bu radyoyu geçen sene denk getirip çalıntıdan düşürdük. Arkadaşlar ısrar etti, biz de, "İyi olur, bize uyar" diye düşündük.
Saat 8'de gelecekti. Bana bi'kaç milyon borç verecekti. Yoksa o Lavin kişisi kaçtı da O'nun peşinden mi gitti? Eğer öyleyse yandık. Gudubet gene yaptı yapacağını. Geçen sene de Belçika'lara gidip kırmıştı böceğin bacağını.
Abi, kadında dil nah şu kadar. Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak. Korkuyorum, bi' gün ya kendini asacak. Ya da Koruma'nın karnını deşecek. Bak şimdi acıdım, aşk olsun adama.
Ben olsam vallahi baş edemem. Hele 5 tane DJ var ki boy boy, Allah'tan düşmanıma dilemem.
Aslında iyi çocuktur Koruma. Efendi huyludur. Herkesin suyuna gider. Yoksa kalıba vursan hani tek başına 10 tane adam eder.
Bi' keresinde, hiç unutmam. 3 - 5 zibidi haraca dadandı. Koruma sandalyeyi kaptığı gibi herifleri Armoni'ye kadar kovaladı.
Aynı radyoda büyüdük. Aynı kızlardan Skype istedik. Aynı kafadaydık. Orta 2'den bıraktık. Matematik ağır geliyordu. Biz başka havadaydık. Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır, aynı orucu tutardık. Bilgisayarına çok defa girip
Millete az mı hava attık. Döner dönmez evlendirdiler. En büyük salaklığı da bu oldu. Bense hiç düşünmedim, zaten param yoktu. Hep tek tabanca gezdim. Benim beğendiğimi Rana'm istemedi. Onun gösterdiğini ben sevmedim. Neyse, bunlar derin mevzu. Anlaşıldı, bu herif artık gelmiy'cek. Ufaktan su dökeyim. Rana'm evde yalnız, şimdi merağından ölecek.
Gittim, kafayı vurup yattım. Rüyamda gördüm, Huri'lerin geldiğini. Ne bilirdim Mardin'den çıkıp Unkapanı'na gittiğini.
Vay be, vay be knk
Sonunda sen de düşüp gittin hatunların peşine. Dün boşuna senden yayın almışım, n'olur kızma bu kardeşine.
Öğlen radyoda söylediler... "Koruma doğdu", dediler. Ne kolay söylediler. Sanki dev bir taş ocağını kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler.
Ah dostum. O kocaman göbeğinle künefeye nasıl kıyıp yedirdiler? O zalim düşman Eflin'in tatlılarını üstüne afiyetle kahveyi nasıl içirdiler?
Yani sen şimdi doğdun, yani yuh. Yani bi' daha mı doğdun? Yani bir kez daha mı çekilecek, tüm ilgiyi üzerine mi çekeceksin? Peki beni kim kızdırıcak? Kim çanak kıracak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki beni bu köhne dünyada senin anladığın kadar kim anlayacak?
Ulan kank, ne hayâllerimiz vardı oysa. Ne acayip şeyler yapacaktık. Totoyu bulunca dükkân açacak
Adını "Taketook Radyosu" koyacaktık. Nur yüzümüze gülücekti be. Karıyı boşayıp sıfır Serçedes alacaktık. Hafta sonu iki yavru kapıp boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık.
Ah ulan kank. Bu radyonun nesini beğenmedin de öte yere taşındın? Ara sıra gıcıklaşırdın ama inan ki benim en kral arkadaşımdın.
Ah ulan kank. Ben şimdi bu koca Flat'te tek başıma ne halt ederim? Senden ayrılacağımı sanma. Şu saatten sonra doğum gününü kutlarım.
Ümit Kaygısız
Yorgun
Aniden, sahiden, bir sahilden
Bir gece daha bitti ömrümden
Ömrümden, gönlümden, her günümden
Der miydin böylesini hiç sen
Sevmiştin hani çok da mutluydun
Umutluydun hani sen bu sevgiden
Sanırdım, sarıldım, yanıldım
Bu rüya hiç bitmez sanırdım
Sanırdım, yanıldım, kırıldım
Bir damlaymış dünyalar dediğin
Denizler götürse gözyaşımı
Anlar mı sevgilim dediğin
Hayat durunca, anlar durunca
Ve ben bir karınca sevdim kararınca
Düştüm rüyalardan düşler kararınca
Ah bendim bebeğin, hani eşsiz çiçeğin
Şimdi yalnızlığımda nerelere gideyim
Dostum sorunca kendime sorunca
Ve canım ben bir yonca ama öldüm solunca
Bile bile yüreğin yaprağımı yolunca
Şimdi yalnızlığınla nerelere gideyim?
Gözümü kırpmazdım kan gitse yanımdan
Ve kimler gitmişti ah neler yanımdan,
Şimdi yokluğunda büyüyor yalnızlıklar
Bir gece bitti düşüm aniden
Ümit Kaygısız
Yalan Değil
Aynı dertlerleyim
Yalnız ve sensizim
Biliyorum ben istedim ayrılmayı
Kabul etmezsin sanmıştım ah dönemez misin?
Aynı yerdeyim
Bomboş ve sensizim
Yalvarmaya hazırım, ne olur affetsen
Son bir şans daha versen tekrаr sevemez misin?
Yalan değil, inan seni senden fazla sevdim
Yalan değil başka çaresi yok
Sensizliğin sızısı içimde saklı şimdi
İnan bana, senden fazla çektim
Ümit Kaygısız
Yalan
Bir demet yalan ektin yüreğime
Hançerler batırdın yorgun bedenime
Şimdi mutlu musun haydi söyle
Yalandan daha yalan senin adın bundan böyle
Yalan yalan yalan yalan yalan
Mutlu gülen gözler yalan yalan
Senin sevgin aşkın yalan yalan
Yalansın yar
O ceylan bakışın vurdu beni
Şimdi küle döndü bu serseri
Yok ettin bu büyük yüce sevgimi
İstemem seni bundan sonra dönme geri
Sevgiyi, aşkı ve sığınacak limanı aradım hep yüzü olmayan vücutlarda. Vücutları vardı. Evet kimi zaman gülüşleri.. Fakat, fakat hiçbir zaman olmadı yürekleri. Hiçbir zaman olmadı çoşkun ırmaklar gibi çağlayan sevgileri. Hep sahte oldu, hep yüzlerinde maske, yüreklerinde yalan oldu.. Ve ben şimdilerde, yine bir yalanın arkasında, Belki gerçek olur diye düşler kuruyor, ve gülücükler saçıyorum. Ufak ta olsa, delilikler ve çılgınlıklar yaşıyorum. Sırf yalanın gerçek olabilme ihtimalinin peşinde koşarak. Fakat, fakat siz ne kadar yalan da olsanız varsınız. Ve en az, aynadaki yüzünüzün yansıması kadar gerçeksiniz. Peki, peki ya ben?
Ümit Kaygısız & Su Perisi
Hatıralar
Geçip giden zamanları
Bir yerlerde bulsam
Sonra üzülsem
Üzüldüğüme üzülsem
Gözyaşıma dalıp dalıp
Seni hatırlarım
Gittin şimdi sen
Yoksun yanımda
Bir şey istemem
Neye yarar hatıralar
Ümit Kaygısız
Bırakmam Peşini
Çok istedim çok sevdalanabilmeyi
Aşık olabilmeyi istedim durdum
Çok bekledim çok gönlümün perisini
Aşkın yarısını bekledim durdum
Şimdi karşımdasın, işte geldim der gibi
Alınyazımsın benim başka şansım var mı ki
Şimdi yolumdasın, sonun benim der gibi
Heyecanımsın benim yeni doğmuşum gibi gibi gibii
Tek bana sakla gülüşlerini
Ay bile kıskanır gül yüzünü
Ömrümü harcarım, ben sana aşığım
Öyle hemen bırakmam peşini