Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/u6294730/public_html/wp-includes/functions.php on line 5313

[vc_row][vc_column][vc_accordion][vc_accordion_tab title=”1830lar” icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Ali Rıza Efendi (Atatürk’ün babası) 1839 dolaylarında Selanik’te doğmuştur. Ali Rıza Efendi, Kırmızı Hafız lâkabıyla tanınan, Ahmet Efendinin oğludur. Aile soyca Anadolu’dan Rumeli’ye geçmiş, orada önce Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık beldesine yerleşmiştir. Atatürk’ün dedesi ve amcasının taşıdıkları “kızıl” lakabından da anlaşılacağı gibi Rumeli’de yaygın olarak yerleşmiş olan Kızıl – Oğuz Yahut Kocacık Yörükleri, Türkmenleri soyundan gelmektedir. Aile muhtemelen 1830 dolaylarında Selânik’e yerleşmiştir. Ali Rıza Efendi’nin Kızıl Mehmet Hafız isimli bir erkek, Nimet isimli bir de kız kardeşi olmuştur.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1857″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Hacı Sofi ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızı Zübeyde Hanım 1857’de Osmanlı İmparatorluğu’nun Selanik’e bağlı yerleşim yeri olan Langaza’da doğmuştur. Atatürk’ün dayısının çiftliği de Langaza’dadır. Zübeyde Hanım aslen Karamanlı’dır [Sevtap Gamsız, T.C.İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 2012 İstanbul, s. 12]. Babası Sofuzade Feyzullah (Sadullah) Ağa, annesi Molla Hanım olarak anılan Ayşe Hanım’dır.

Zübeyde Hanım, Osmanlı devrinde, II. Mehmed zamanında Anadolu Larende-Karaman’dan Rumeli’ye göçen ve Selanik yakınlarındaki Langaza’da toprak işleri ile uğraşan bir Türkmen ailesi olan Hacı Sofi (Sofu) ailesindendir. Mustafa Kemal Atatürk’ün anne soyu da, Karaman’dan gelerek Selanik ile Manastır’ın arasında bulunan Vodina Sancağı’na bağlı “Sarıgöl” de denilen “Kayalar” Nahiyesine yerleştiler. Aile, sonradan Selanik yakınlarında bugün de kaplıcaları ile meşhur olan Langaza’ya yerleşmiştir. Dedesi Feyzullah Efendi’in taşıdığı “Sofu-zade” (Sofular) lâkabı, yerleştikleri Sarıgöl bölgesindeki yer adları ve ailedeki hatıraların gösterdiği üzere, Mustafa Kemal Atatürk’ün anne soyu Karaman’dan Rumeli’ye gelen ve bundan dolayı da “Konyarlar” olarak Rumeli’de anılan Yörük Türkmenlerdendir.

Kadınların okula gitmesi o dönemde yaygın olmadığı için, okur yazar oluşu nedeniyle kendisi de Zübeyde Molla olarak anılırdı. Hacı Sofu gibi dinine bağlı bir aileden geldiği için Zübeyde Hanım da öyleydi. Türk tarih kitaplarında sıkça geçen, eğitim sisteminin karışık olduğu bir dönemde, Mustafa Kemal’in ne tür bir okula gideceği konusundaki tartışmalarda Zübeyde’nin, dini eğitim veren Mahalle Mektebi’ne gitmesinde ısrarcı oluşu bu yüzdendir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1871″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Zübeyde Hanım, Selanik’te Gümrük Muhafaza Teşkilatında memur Ali Rıza ile 1871 yılında henüz 14 yaşında iken evlendi. Ali Rıza, sarışın ve mavi gözlü bir kadınla evlenmeyi düşlerken, kendisinden 20 yaş küçük olan, siyah saçlı ve derin mavi gözlü bu kadına sevdalandığını belirtmiştir.

Yeni çift Selanik Yenikapı semtinde yeni hayatını başlatmış ve Zübeyde Fatma, Ömer ve Ahmet adlı çocukları doğmuştur. Ancak Fatma bu dönemde ölmüştür.

Eşi Ali Rıza’nın Yunanistan sınırında Çayağzı (ya da Papaz Köprüsü)’na tayin ediliği için taşınmış ve orada Ömer ve Ahmet ölmüş. Yani bu evlilikten olan üç çocuk (Fatma, Ahmet ve Ömer) küçük yaşlarda hayata veda etmişlerdir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1876″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Ali Rıza Efendi önceleri Selanik Evkaf idaresinde kâtip olarak ve Gümrük idaresinde memur olarak bulunmuş, daha sonra bu görevinden ayrılarak kereste tüccarlığı yapmıştır. Ali Rıza Efendi’nin 1877 Osmanlı-Rus Savaşından az önce 1876’da Selanik’te kurulan Selanik Asakir-i Milliye Taburu’nda gönüllü subay olarak hizmet ettiği, ele geçen bir fotoğrafından ve o günleri bilenlerin anılarından anlaşılıyor.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1881″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Dördüncü çocukları Mustafa (Mustafa Kemal Atatürk: Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Türk devriminin yaratıcısı ve uygulayıcısı) Selânik’te doğdu.

1881+: Bebekken üzerine kapı devrilmesi, çocukken kuşpalazı geçirmesi.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1885″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Beşinci çocukları Makbule (Makbule (Boysan) Atadan) doğdu.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1887″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Mustafa okul çağına gelince anne ile baba arasında görüş ayrılığı belirdi. Geleneklere bağlı olan annesi onun dinî törenle ilâhîlerle mahalle mektebine gitmesini istiyordu. Aydın görüşlü olduğu anlaşılan babası ise onun yeni açılan ve modern eğitim yapan Şemsi Efendi İlkokulunda eğitim görmesini arzu ediyordu. Neticede baba olayı diplomatça çözümledi. Mustafa önce ilâhîlerle, dinî törenle mahalle okuluna başladı, birkaç gün sonra da oradan alınarak Şemsi Efendi okuluna başladı (1887). Mahalle Mekteplerinin aksine bu okulda yeni öğretim metodları uygulanmakta, kara tahta, tebeşir, silgi, öğretmen masası, okumayı kolaylaştıracak levhalar kullanılmaktaydı. Pedagojik esaslara göre modern öğretim yapan bu okulun Mustafa’nın fikrî gelişmesinde olumlu etkiler yarattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yani Mustafa ilk öğrenimine ilk önce mahalle mektebinde daha sonra ise Şemsi Efendi Mektebinde başladı. Bu okul yeni bir yöntemle öğretim yapmak üzere Selanik’te açılmış bir ilkokuldu.

Bu arada Ali Rıza Efendi rüsümat memurluğunu bırakmış önce kereste sonra tuz ticareti işine girmiştir. Birincisini Rum eşkiyalar, ikincisini de tuzların erimesi dolayısıyla bırakmış ve ticarî hayattan çekilmiştir. Tekrar memuriyete giremeyen Ali Rıza Efendi hastalanmıştır.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1888″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Ali Rıza Efendi vefat etmiştir.  Mustafa babasının ölümü üzerine okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Mustafa’yı zeki ve büyük bir Türk kadını olan annesi Zübeyde Hanım yetiştirdi. Ali Rıza Bey’in vefatından sonra maddî durumu yetersiz olan Zübeyde Hanım, çocuklarını da alarak tarımla meşgul olan abisi Hüseyin Ağa’nın Langaza’daki çiftliğine gitti. (1890 dolaylarında) Babasının erken ölümünün ve dayısının çiftliğinde ailenin erkeği olarak yaşadıklarının Mustafa üzerinde derin etkileri olduğu düşünülür.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1889″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Zübeyde Hanım ve Ali Rıza Bey’in altıncı ve son çocukları Naciye doğdu. Naciye’yi de küçük yaşta (12 yaşlarında) veremden kaybettiler.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1890lar” icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Çiftlik hayatı Mustafa’nın fizikçe gelişmesi ve el becerilerinin artması bakımından faydalı oldu. Ancak Zübeyde Hanım oğlunun öğreniminin yarım kalmasından üzüntülüydü. Mustafa’yı caminin imamı, köyün papazı ve son olarak da özel öğretmenle eğitmek gayretleri sonuçsuz kaldı. Sonunda anne oğlunun iyi bir eğitim görmesini sağlamak için onu Selânik’e halasının yanına gönderdi. Mustafa Selânik Mülkiye Rüştiyesi’nde (ortaokul) öğrenime başladı. Ancak burada öğrenciler arasındaki bir kavga dolayısıyla öğretmenlerinden birinin sert muamelesi üzerine okulu terketti.

Abisine daha fazla yük olmak istemeyen Zübeyde, ikinci evliliğini Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey ile yaptı. Ragıp’ın da önceki evliliğinden dört çocuğu vardı. Bu evlilik, babasının hatırasına saygı gösterilmediğini düşünen Mustafa Kemal’i kızdırdı. Zübeyde Balkan Savaşı’ndan sonra Ragıp Bey’den ayrıldı ve artık Osmanlı toprağı olmaktan çıkan Selanik’i terk ederek kızı Makbule ile birlikte İstanbul’a göç edip Beşiktaş Akaretler’de bir eve yerleşti.[Sabah Gazetesi 11.05.2008]

Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy’a, ikinci babası Ragıp Bey hakkında “Bana karşı hep çok saygılı davranmış, büyük adam muameleleri etmiştir. Nazik ve kibar bir insandır.” demiştir.[Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk – Okul ve Genç Subaylık Hâtıraları, Temel Yayınları, İstanbul, 2000, s.25.][/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1893″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Gönlü öteden beri askerî okuldaydı. Ancak annesi biricik oğlunun asker olup aile ocağından ayrılmasını istemiyordu. Mustafa annesine haber vermeden Selânik Askeri Rüştiyesi’nin (ortaokulunun) sınavlarına girdi. Sınavı kazandı (1893). Annesini ikna etmesi zor olmadı. Artık önünde sadece kendisinin değil mensup olduğu ulusun kaderini değiştirecek yeni bir ufuk açılmıştı. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1895″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Mustafa Kemal, Manastırdaki Askeri Liseye başlar.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1896-1899″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Yıllarında Manastır Askeri İdâdi’sini bitirip, İstanbul’da Harp Okulunda öğrenime başladı.

1896: Manastır Askerî İdadîsine girişi ve sıtmaya yakalanması.

1899:  Mustafa Kemal İstanbul’da Harbiye’nin hazırlık sınıfına başlar.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1902″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1902: Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Harp Akademisi’ne devam etti. (Mustafa Kemal Harbiye’den mezun olur ve buradan sonra Harp Akademisine devam eder.)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1905″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]11 Ocak 1905:  Yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı. Mustafa Kemal Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun
olur ve Şam’da bulunan Beşinci Orduda görev almak üzere Şam’a gönderilir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1906″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Ekim 1906: Mustafa Kemal ve arkadaşları Şam’da “Vatan ve Hürriyet” adıyla gizli bir dernek kurarlar.

« Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası Hürriyet’tir. » (Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin Selanik Şubesini Kurarken)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1905-1907″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Şam’da 5. Ordu emrinde görev yaptı.

Ocak 1905: 

Mustafa Kemal, Harp Akademisini Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdiği günlerde (Ocak 1905)

1906: 

Şam’da (1906)

15 Temmuz 1906: 

Mustafa Kemal, Beşinci Ordu emrindeyken subay arkadaşları ile Beyrut’ta (15 Temmuz 1906)

20 Haziran 1907: 

Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) Mustafa Kemal (20 Haziran 1907)

Eylül 1907: Mustafa Kemal, kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır’a III. Ordu’ya atanır ve Selanik’e gönderilir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1909″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Hareket Ordusu Kurmay Başkanı Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) Mustafa Kemal, arkadaşları ile İstanbul’da (Nisan 1909)

19 Nisan 1909: İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı.

15 Mayıs 1909: Atatürk’ün rahatsızlığı sebebiyle İstanbul’da Gülhane Hastanesi’ne yatışı, 3 günlük tedaviyi takiben 18 Mayıs 1909 da taburcu oluşu.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1910″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Fransa’ya gönderildi. Picardie Manevraları’na katıldı.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1911″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı.

13 Eylül 1911: Mustafa Kemal İstanbul’daki Genel Kurmaya tayin edilir.

22 Aralık 1911: İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1912″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]09 Ocak 1912: Mustafa Kemal Libya’daki Tobruk taarruzunu başarılı bir şekilde yönetir.

16 Ocak 1912: Libya Derne’de göz yaralanması.

18 Ocak 1912: Derne’de Hilâliahmer (Kızılay) Hastanesine yatışı, bir ay tedavi gördükten sonra taburcu olması.

Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal (1912)

Trablusgarp Savaşı’nda Derne Komutanı Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal (1912)

Derne’de (1912)

Derne’de arkadaşları ile birlikte (1912)

Trablusgarp Savaşı’nda (1912)

04 Mart 1912: Göz rahatsızlığının tekrarlaması.

06 Mart 1912: Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912: Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal, Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne’nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. Zübeyde Hanım bu aralar ikinci eşi Ragıp Bey’den ayrıldı.

10-17 Kasım 1912: Viyana’da göz hekimi Prof. Dr. Fucks’a muayene oluşu.

25 Kasım 1912: Mustafa Kemal Hareket Başkanı olarak Akdeniz Boğazları özel Kuvvetlerine atanır.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1913″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken yarbaylığa yükseldi.

27 Ekim 1913: Mustafa Kemal Sofya’ya Askeri Ataşe olarak atanır.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1914″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Yarbaylığa yükseldi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’nda, Mustafa Kemal Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine “Çanakkale geçilmez! ” dedirtti.

#Atatürk Sofya’da askeri ateşe iken (13 Mart 1914)

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1915″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Çanakkale Savaşı’nda (1915)

Çanakkale Savaşı’nda siperde (1915)

Anafartalar Grup Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, karagâh önünde arkadaşları ile birlikte (1915)

Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı’nda 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa ve diğer subay arkadaşları ile (1915)

Çanakkale Savaşı günlerinde (1915)

Ocak 1915: Ateşemiliterlik görevi sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ’da görevlendirildi.

18 Mart 1915: Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler.

25 Nisan 1915: Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı’nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. (İttifak Devletleri Arıburnuna çıkarma yaparlar ve Mustafa Kemal Tümeni ile ilerlemelerini durdurur.)

6-7 Ağustos 1915: İngilizler Arıburnu’nda tekrar taarruza geçti.

9 Ağustos 1915: Mustafa Kemal Anafartalar Grup Kumandanlığına getirilir.

9-10 Ağustos 1915: Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal, Anafartalar Zaferini kazandı.

10 Ağustos 1915: Çanakkale Conkbayırı’nda göğsüne gelen bir şarapnel parçasının göğsündeki saati parçalaması ve Atatürk’ün ölümden kurtuluşu.

17 Ağustos 1915: Kireçtepe Zaferi

21 Ağustos 1915: II. Anafartalar Zaferi.

20 Eylül ve 22 Eylül 1915: Sıtmadan yatması.

05 Aralık 1915: Sıhhi heyet raporu verilmesi (İstifası Sağlık Raporu’na dönüştürülüyor.)


Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal’in askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1916″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Çanakkale Savaşları’ndan sonra Edirne ve Diyarbakır’da görev aldı.

1 Nisan 1916: Tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı. (Mustafa Kemal Tuğgeneralliğe terfi eder.)

06-07 Ağustos 1916: Mustafa Kemal Bitlis ve Muş’u düşmandan geri alır.

07 Kasım 1916: Silvan’dan Bitlis’e hareket gece öksürük şikayeti.

10 Kasım 1916: Öksürükten dolayı uyuyamaması.

12 Kasım 1916: Öksürükten dolayı uyuyamaması.

14 Kasım 1916: Öksürük nöbeti, Dr. tedavisi altına girmesi.

10 Aralık 1916: Nezleye yakalanması.


Abdurrahim, 8 yaşında iken 1916 yılında Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ailesini kaybetmişti. Mustafa Kemâl Paşa, Kafkas Cephesinde 2. Ordu Komutanlığına vekâleten atanmış ve komutanlığında Bitlis ve Muş illeri Rus işgâlinden kurtarılmıştı. Bu dönemde Mustafa Kemâl Paşa’ya aile bireyleri savaşta ölen öksüz ve yetimlerden bahsedilmişti. Bunlardan birisi de 8 yaşındaki Abdurrahim idi. Mustafa Kemâl Paşa, Abdurrahim’i evlâtlık edindi ve İstanbul’a yanında getirdi. Mustafa Kemâl Paşa, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gittiğinde Abdurrahim, İstanbul’da Beşiktaş Akaretler’deki evde annesinin yanında kaldı. Abdurrahim, Mustafa Kemâl Paşa’nın annesi Zübeyde Hanım ve kızkardeşinin yanında bakıldı ve büyüdü.[Orhan Karaveli, Hürriyet pazar eki, 17 Ekim 1998, Sabiha Gökçen:O’nun erkek varisi yok][/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1917″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Cevat Abbas Gürer (Mustafa Kemal’in yaveri: yardımcı subayı), Alman topçu danışmanı von Berk, Mustafa Kemal, Abdurrahim Tuncak (evlat edindi)

 

Mustafa Kemal Paşa ve evlatlık oğlu Abdurrahim (Tuncak), I. Dünya Savaşı sırasında

II. Ordu Komutanı Mustafa Kemal, Ahmet İzzet Paşa ve subay arkadaşları ile, Halep’te (1917)

Şam ve Halep’teki kısa süreli görevlerinden sonra İstanbul’a geldi. Velihat Vahidettin Efendi’yle Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad’a giderek tedavi oldu.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1918″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1918:

Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa (1918)

24 Mayıs 1918:

Mustafa Kemal Paşa (24 Mayıs 1918)

25 Mayıs 1918: Böbrek rahatsızlığı sebebiyle tedavi için İstanbul’dan Viyana’ya hareket etmesi.

1 Haziran 1918: İstanbul’dan Viyana’ya gelişi Cottage Sanatoryumu’nda üç hafta tedavi görmesi.

30 Haziran 1918: Kaplıca tedavisi için Viyana’dan Karlsbad’a gelişi.

27 Temmuz 1918: Karslbad’dan hareketle akşam Viyana’ya dönüşü.

28 Temmuz 1918: Gribe yakalanması.

02 Ağustos 1918: Viyana’dan İstanbul’a dönüşü.

15 Ağustos 1918: Halep’e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı.

28 Ağustos 1918: Nablus’ta sıtmanın nüksetmesi.

31 Ekim 1918: Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından bir gün sonra, Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Yıldırım Orduları Grup Kumandanı olur. Bu ordunun kaldırılması üzerine

13 Kasım 1918: İstanbul’a gelip Harbiye Nezâreti’nde (Bakanlığında) göreve başladı.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1919-1921″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1919″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]30 Nisan 1919: Mustafa Kemal Erzurum’da bulunan Dokuzuncu Orduya geniş yetkilerle Müfettiş olarak atanır.

15 Mayıs 1919: Türk Kurtuluş Savaşı, Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı.

16 Mayıs 1919: Mustafa Kemal İstanbul’u terkeder.

19 Mayıs 1919: Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıktı. (Mustafa Kemal Samsun’a ayak basar.)

29 Mayıs 1919: Samsun’dan Havza’ya gelişi, Havza kaplıcalarından 12 Haziran 1918’e kadar yararlanması.

22 Haziran 1919: Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı.

29 Haziran 1919: Erzurum’dan Sivas’a gelirken soğuk algınlığı geçirmesi.

08 Temmuz 1919: Mustafa Kemal gerek Üçüncü Ordu Müfettişliği görevinden gerekse ordudan istifa eder.

23 Temmuz 1919: Mustafa Kemal Erzurum Kongresi Başkanlığına getirilir.

23 Temmuz – 7 Ağustos 1919: Erzurum Kongresi

04 Eylül 1919: Mustafa Kemal Sivas Kongresi Başkanlığına getirilir.

04 – 11 Eylül 1919: tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı.

20 Eylül 1919: Atatürk’ün Sivas’ta sıtmasının nüksetmesi ve Amerikan heyeti başkanı General Harbord ile görüşmesi

24 Aralık 1919: «Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan ilerlesin …» (Kırşehir Gençler Derneğindeki Hitabe)

27 Aralık 1919‘da Ankara’da heyecanla karşılandı. Mustafa Kemal İcra Heyeti ile Ankara’ya gelir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1920″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]19 Şubat 1920: İstanbul Meclisi Mebusanı’na katılamayacağına dair Dr. Refik Saydam tarafından Sağlık Raporu düzenlenmesi

23 Nisan 1920:  Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. Mustafa Kemal Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisini açar.

24 Nisan 1920: Atatürk, TBMM Başkanlığına seçildi. Meclisteki konuşmasından bir kesit:

“Osmanlı Devleti diğer herhangi bir devlet gibi hükümdarının cismâni nüfuzu etrafında şekillenmiş değildir. Saltanat makamı aynı zamanda Hilâfet makamı olduğundan padişahımız, İslâm toplumunun da başkanıdır. Çalışmalarımızın birinci amacı ise, Saltanat ve Hilâfet makamlarının ayrılmasını amaçlayan düşmanlarımıza Milli Irade‘nin buna uygun olmadığını göstermek ve bu kutsal makamı yabancı esaretinden kurtararak ulü’l-emrin (Padişah) yetkisini düşmanın tehdit ve zorlamasından serbest kılmaktır…” (Atatürk”ün Söylev ve Demeçleri, cild 1, Ankara 1961, sayfa 62.)

11 Mayıs 1920: Mustafa Kemal İstanbul hükümeti tarafından ölüme mahkum edilir.

10 Ağustos 1920: Sevr Antlaşması’nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşan I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye – ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

20 Eylül 1920: Sarıkamış’ın kurtarılışı

30 Ekim 1920: Kars’ın kurtarılışı

07 Kasım 1920: Gümrü’nün kurtarılışı

1920: «Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.»[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1921″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]6 -10 Ocak 1921: I. İnönü Zaferi

23 Mart-1 Nisan 1921: II. İnönü Zaferi

5 Ağustos 1921: Mustafa Kemal Büyük Millet Meclisi tarafından Başkumandan olarak atanır.

12 Ağustos 1921: Ankara’dan Polatlı’ya cepheyi incelemeye gelmesi, atına bineceği sırada atın ani ürkmesi sebebiyle yere düşerek kaburga kemiğini kırması.

16 Ağustos 1921: Polatlı’dan Ankara’ya dönüşü, kaburgalarında kırık olduğunun tespiti ve tedavi edilmesi.

23 Ağustos 1921: Türk birliklerinin Mustafa Kemal tarafından yönetildiği Sakarya savaşı başlar.

23 Ağustos-13 Eylül 1921: Sakarya Zaferi

19 Eylül 1921: Sakarya Zaferinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (BMM), Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ve Gazi ünvanını verir.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1922″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Zübeyde Hanım ve Abdurrahim Tuncak

01 Mart 1922: « … Milli Savunma Bakanlığı’nda faaliyete başlayan harita dairesi ordunum bütün harita ihtiyacını karşılamaya muvaffak olmuştur. Bundan sonraki çalışma ile memleketin daha mükemmel haritalarını hazırlayacaktır… » «Adliye politikamızda takip edilecek gaye, evvela halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin seviyesini bütün medeni toplumların derecesinde bulundurmak mecburiyetindeyiz. Bu hususları sağlamak için mevcut kanun ve usüllerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz ve yenileyeceğiz…»(T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken)

12-26 Mart 1922: Böbrek sancıları çekmesi.

19 Mart 1922: Ağrıyan dişini çektirmesi.

22 Mart 1922: Atatürk’ün Ankara’da katıldığı Nevruz Töreni

Ankara, 22 Mart 1922 Atatürk’ün katıldığı Nevruz Töreni

18 Haziran 1922: Atatürk ve Farrère, İzmit buluşması

Atatürk ve Farrère, İzmit buluşması – 18 Haziran 1922

 

26 Ağustos – 9 Eylül 1922: Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer

26 Ağustos 1922: Gazi Mustafa Kemal, Büyük Taarruzu Kocatepe’den yönetmeye başlar.

30 Ağustos 1922: Gazi Mustafa Kemal Paşa, Dumlupınar savaşını kazanır.

10 Eylül 1922: Gazi Mustafa Kemal, İzmir’e girer.

27 Ekim 1922: « … İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur. » « … Memleketimizin en ileri, en hoş, en güzel yerlerini üç buçuk sene kirli ayaklarıyla çiğneyen düşmanı mağlup eden zaferin sırrı nerededir bilir misiniz ? Orduların sevk ve idaresinde ilim ve fen esaslarını rehber almaktır. Milletimizi yetiştirmek için asıl olan mekteplerimizin, üniversitelerimizin kuruluşunda aynı yolu takip edeceğiz. Evet, milletimizin, siyasi, sosyal hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır… » (Bursa Öğretmenlerine)

01 Kasım 1922: Büyük Millet Meclisi, Gazi Mustafa Kemal’in Hilafetin kaldırılması yönündeki önerisini kabul eder. Hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’yla yönetim bağları koparıldı.

«… Tanrı birdir, büyüktür…» (T.B.M.M.)

02 Kasım 1922: «Hilâfeti muhafaza edeceğiz. Şu şartla ki, Büyük Millet Meclisi ve millet, hilâfetin dayanacağı bir mesnet ve kuvvet olacaktır.» « … Esasen bu mesele yalnız Türkiye’ye ait olmayıp bütün islâm alemini ilgilendiren bir meseledir. » (Bursa, Le Petit Parisien Muhabirine Demeç)

1922: «Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkâr olunamaz. Kuralı adlî politikamızın temelidir.»[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1923″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1923: « Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki, fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. »

14 Ocak 1923: Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım İzmir’de vefat eder.

18 Ocak 1923: «Bütün İslâm aleminin gerçek kurtuluşuna kadar varlığını korumayı görev bildiğimiz hilâfet makamı Türkiye Devleti’nin ne istiklâli, ne idaresi ve ne de hakimiyeti ile zıtlık teşkil etmez. Bu makam ve bu makamda oturan kişinin varlığı, sebebiyet verilmedikçe sakıncaların kaynağı olarak düşünülemez. Fakat şurası kesinlikte bilinmelidir ki, herhangi bir makam ve şahıs tarafından bu sakınca doğurulduğu gün orada teori biter, pratik ve uygulama başlar.» « … Bu makamı Türkiye milletinin hakimiyetini ihlâl edecek bir makam diye anlamak doğru değildir. Bugün halife olan kişinin bizim ile beraber aynı gerçekleri takdir buyurduğunu zannederim. Ancak bir sakınca ortaya çıkarsa yalnız bu makama atfetmek lazım gelmez. Bunu yapmak için her şeyden önce, fikirlerini şeriat görünümüne sokan bazı cahiller, menfaatperestler ve dalkavuklar ortaya çıkabilir. Bunların yapacağı telkinleri ve mahiyetini evvelden tanıyıp ona göre gerekli hazırlığı yapmak her ferdin ve milletin görevidir… » (İzmit Halkı İle Konuşma)

22 Ocak 1923: « … Kan ile yapılan inkılâplar daha sağlam olur, kansız inkılâplar ebedileştirilemez. Fakat biz inkılâba ulaşmak için lüzumu kadar kan döktük. Bu kanlarımız, yalnız muhabere meydanlarında değil, aynı zamanda memleketin dahilinde de döküldü. Biliyorsunuz ki Hendek’te, Bolu’da, Konya’da, Yozgat’ta vesair memleketlerimizde bir çok isyanlar meydana geldi. Ve bunların hepsi bastırıldı. Temenni ederim ki, bu dökülen kanlar yeterli olsun ve bundan fazla kan dökülmesin… » (Bursa Şark Sinemasında Halkla Konuşma)

25/26 Ocak 1923: « … Bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu süngü zaferi değil, iktisat ve ilim ve kültür zaferleri olacaktır… » (Alaşehir’de Halka Konuşma)

29 Ocak 1923: Atatürk, İzmir’de Lâtife (Uşşaklıgil) Hanım’la evlendi. Özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar.

07 Şubat 1923: «… hutbeyi îrat eden hatiptir. Yani söz söyleyen demektir… » « … Efendiler, hutbe demek insanlara hitap etmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin mânası budur… » « … Hutbe okuyan kişilerin siyasî, sosyal ve medenî gelişmeleri her gün takip etmeleri zaruridir. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış telkinat verilmiş olur. Bundan dolayı hutbeler tamamen Türkçe ve zamanın şartlarına uygun olmalıdır… » « … Hutbeden maksat ahalinin aydınlatılması ve yol gösterilmesidir, başka birşey değildir. Yüz, iki yüz, hatta bin sene evvelki hutbeleri okumak, insanları cehalet ve gaflet içinde bırakmak demektir. Hutbe okuyan kişilerin herhalde halkın kullandığı dille görüşmesi uygundur… » (Balıkesir’de Halkla Konuşma)

17 Şubat 1923: «… Biliriz ki, Allah dünya üzerinde yarattığı bu kadar nimetleri, bu kadar güzellikleri insanlar istifade etsin, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. Ve âzami derecede faydalanabilmek için de, bugün kâinattan esirgediği zekâyı, aklı insanlara vermiştir..» (İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi)

16 Mart 1923: « … Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. » (Adana Esnaflarıyla Konuşma)

« … Hükümetin iki hedefi vardır. Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını temin etmek… » (Adana İlerigelenleriyle Konuşma)

17 Mart 1923:

#Atatürk eşi Latife Hanım ve Salih Bozok ile birlikte Mersin’de (17 Mart 1923)

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

18 Mart 1923: «… Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Galip olmak, mağlup olmak.» (Tarsus’da Gençlerle Konuşma)

23 Mart 1923: « Milletlerden ibaret olan toplumlar, birer hükümet teşkili mecburiyetindedirler. Ama bu mecburiyet toplumun kendini muhafaza etmesi içindir Hükümetlerin kuruluş gayesi, kavramı, bundan ibarettir… » (Afyonkarahisar Beledîye Meclisi Üyeleriyle Konuşma)

24 Temmuz 1923: Kurtuluş Savaşı, Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması’yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

13 Ağustos 1923: Atatürk, yine TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi.

29 Ekim 1923: Cumhuriyet idaresi kabul edildi. Yani  Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk oy birliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi.

29 Ekim 1923: « … Bütün İslâm milletleri üzerinde yüce ruhî görevini ifa eden halife fikri, gerçeklerden değil, kitaplardan çıkmış bir fikirdir… » « … Tarihimizin en mesut devresi hükümdarlarımızın halife olmadıkları zamandır. Bir Türk padişahı, her nasılsa hilafeti kendine maletmek için nüfuzunu, itiyadını, servetini kullandı. Bu sırf bir tesadüf eseridir. Peygamberimiz öğrencilerine dünya milletlerine İslâmiyeti kabul ettirmelerini emretti, Bu milletlerin hükûmeti başına geçmelerini emretmedi. Peygamberin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştir. Hilafet demek, idare, hükûmet demektir. Hakikaten vazifesini yapmak, bütün Müslüman milletlerini idare etmek isteyen bir halife, buna nasıl muvaffak olur? İtiraf ederim ki, bu koşullar içinde beni halife tayin etseler, derhal istifamı verirdim. »« … Eğer bazen ihtiyatkar hareket ediyorsak, aşırı ölçüde şüpheli davranıyorsak, bize çok pahalıya malolan hürriyetimizi kaybetmek hususundaki korkumuzdandır. Bu hürriyetin bir küçük kısmını sakat etmektense, hepsini birden feda etmeyi tercih ederiz. »  (Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç)

30 Ekim 1923: İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

11 Kasım 1923: Atatürk’ün Çankaya’da göğsünde ve sol kolunda şiddetli bir ağrı ile seyreden bir koroner spazmı geçirmesi.

13 Kasım 1923: Çankaya’da bahçede gezinirken yeniden bir koroner spazmı geçirmesi ve Dr. Neşet Ömer (İrdelp) Bey’in Ankara’ya çağırılması.

14 Kasım 1923: Dr. Neşet Ömer (İrdelp) Bey’in İstanbul’dan Ankara’ya gelişi ve Çankaya’da Atatürk’ü muayenesi.

31 Aralık 1923 – 27 Şubat 1924: Tarihleri arasında İzmir’de istirahat etmesi.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1924″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]02 Şubat 1924: Dr. Neşet Ömer İrdelp tarafından açıklanan raporda Atatürk’ün tamamen sıhhatte olduğunun bildirilmesi

04 Mayıs 1924: « Hilafetle beraber Türkiye’de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri, patrikhaneleri ve Musevi hahamhanelerinin ortadan kaldırılması lazımdır. Hilafet ve bu muhtelif patrikhaneler asırlardan beri ruhani yetkilerinin sınırları dışında çok büyük ayrıcalıklar aldılar. Halkın anlayışına dayanarak bahşedilen hukuk dışı ayrıcalıklar ile cumhuriyet idaresinin uygulanması mümkün değildir… » (New York Herald Tribune Muhabirine Demeç)

24 Ağustos 1924: Gazi Mustafa Kemal İstanbul Sarayburnu’nda ilk kez şapka giyer.

25 Ağustos 1924: «Tehdit esasına dayanan ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka güvene de lâyık değildir.…» (Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine)

30 Ağustos 1924: «…Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, muhakkak sosyal, ekonomik, siyasal güçsüzlüğe sebep olur. Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurların doğal haklarına sahip olmaları, aile görevlerini başaracak güçte olmaları gereklidir.» (Dumlupınar’da Konuşma)

11 Eylül 1924: « Efendiler, bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat, kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan vefasızlık, felaket görmesi ondan daha acıdır. Bu kalp ve vicdanlar için unutulmaz bir yaradır. »« Arkadaşlar ; inkılâbımız Türkiye’nin asırlar için saadetini garanti etmiştir. Bize düşen onu idrak ve takdir ederek çalışmaktır. » (Bursalılarla Konuşma)

16 Eylül 1924: « … Efendiler, vatanın birliğini, hürriyet ve istiklâlini temin eden milletimizi Cumhuriyet idaresine kavuşturan inkılâbımız; iktisadi refah ve saadetimizi, medeniyet aleminde lâyık olduğumuz yeri de temin edecektir… » (Trabzonlularla Konuşma)

22 Eylül 1924: « Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.… » (Samsun Ögretmenleriyle Konuşma)

25 Kasım 1924: « Hilâfet, geçmişin bir rüyası olup, zamanımız da varlık nedeni yoktu… » (Matin Gazetesi Yazarı Madam Titaniya’ya Demeç)

1924: « Ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasi felâketlerden yakasını kurtaramaz. »[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1925″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]03 Ağustos 1925: Eşi Lâtife Hanım’dan ayrılışı

05 Ağustos 1925: Latife Hanım’la olan evliliğini sonlandırdı.

28 Ağustos 1925: « Efendiler, sosyal hayatın kökeni, aile hayatıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur…» (İnebolu’da Bir Konuşma)

05 Kasım 1925: « Büsbütün yeni kanunlar vücuda getirerek hukukî esasları temelinden değiştirmek teşebbüsündeyiz. Ve yeni hukukî esaslar ile alfabesinden tahsile başlayacak bir yeni hukuk neslini yetiştirmek için bu kurumları açıyoruz. Bütün bu uygulamalardaki dayanağımız milletin anlayış, kabiliyeti ve kesin arzusudur. Bu teşebbüslerde arkadaşlarımız, yeni hukuku, bizimle beraber, bahsettiğim mahiyette anlatmış olan güzide hukukçularımızdır. » « … Bu inkılâp, kelimenin ilk anda ima ettiği ihtilâl anlamından başka, ondan daha geniş bir değişimi ifade etmektedir. Bugünkü devletimizin şekli, asırlardan beri gelen eski şekilleri bertaraf eden, en gelişmiş tarz olmuştur. » (Ankara Hukuk Fakültesinin Açılışında Yapılan Konuşma)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1926″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

#Atatürk İzmir suikastinden sonra İsmet İnönü ile otomobil ile İzmir sokaklarında.

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

Haziran Başı 1926: Bursa’da iken kulak rahatsızlığı geçirmesi.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1927″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1927: Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

22 – 23 Mayıs 1927: Atatürk’ün gece göğsünde ve sol kolunda şiddetli bir ağrı ile seyreden bir koroner spazmı geçirmesi ve üç gün sonra tekrarlaması üzerine Berlin Tıp Fakültesi Dahiliye Kliniği Direktörü Prof. Dr. Kraus ile Münih Tıp Fakültesi Dahiliye Kliniği Direktörü Prof. Dr. Von Ronberg’in Ankara’ya dav et edilişi.

6 Haziran 1927: Almanya’dan davet edilen Dr. Friedrich Kraus ve Dr. Ernst Von Romberg’in Ankara Çankaya Köşkünde Atatürk’ü muayene etmeleri.

15-20 Ekim 1927: Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu okudu.

20 Ekim 1927: Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi Ankara’da okundu:

20 Ekim 1927: #Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk, Ankara, 20 Ekim 1927


ATATÜRK’ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ – YENİ TÜRKÇE

Ey Türk Gençliği!

Birinci görevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli güven kaynağındır. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyen kötücüller bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan; göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanaklar ve koşullar çok elverişsiz olabilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir utku kazanmış olabilirler. Zorla ve aldatıcı düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemilikleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine düşman girmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olmak üzere, yurdunda, iş başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilirler. Üstelik, hainlik de yapabilirler. Daha kötüsü, iş başında bulunan kişiler, kendi çıkarlarını, yurduna girmiş olan düşmanların siyasal erekleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin gençliği!

İşte, bu ortam ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Bunun için gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!

Söylev’ den 20 Ekim 1927[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1928″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]10 Nisan 1928: Yapılan değişiklikle Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “Türkiye Devleti’nin dini İslâm’dır” hükmü anayasadan çıkarılmıştır.


05 Haziran 1928:

1928.06.05

1928.06.05-2

9 Ağustos 1928: Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu’nda yeni Türk Alfabesi ile ilgili konuşma yapar.

9/10 Ağustos 1928: ” … Çok işler yapılmıştır, ama bugün yapmaya mecbur olduğumuz son değil, ancak çok lüzumlu bir iş daha vardır. Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetseverlik vazifesi biliniz…” (Yeni Yazı İnkılabı Hakkında)

« … Bizim uyumlu, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir; Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindesiniz… » (İstanbul Sarayburnu Parkı, Türk Yazı İnkılâbı Hakkında Konuşma)


13 Ağustos 1928: Ramiz Gökçe’nin Akbaba dergisinde yayımlanan, devrim dönemine ait karikatürü. “Halkın asırlardan beri okuyup yazmasına mani olan kargacık burgacık şeklindeki eski Arap harfleri yerine yeni, medeni Türk harfleri kaim oluyor.” üst metni ile verilen karikatürde Türk harfleri, Arap harflerine “Haydi sen de saltanat harabesine!” diyor.

 

 

 


23 Ağustos 1928: “Az zaman sonra, yeni Türk harfleriyle, gözler kamaştırıcı Türk manevî ilerlemesinin ulaşabileceği güç ve saygının uluslararası düzeyini gözlerimi kapayarak şimdiden o kadar parlak görüyorum ki, bu manzara beni kendimden geçiriyor.” (Anadolu Ajansı Muhabirine Demeç)

16 Eylül 1928: «Büyük milletimizin bir kat daha gelişmesini ve yükselmesini temin edecek olan yazı inkılâbı… » (İstanbul , Belediye Başkanına Demeç)

20 Eylül 1928: Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal, Kayseri’de halka yeni Türk alfabesini tanıtıyor.

 

1 Kasım 1928: 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun”un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine genel olarak Harf Devrimi denilir. Bu yasanın kabulüyle o güne kadar kullanılan Arap harfleri esaslı Osmanlı alfabesinin resmiyeti son buldu ve Latin harflerini esas alan Türk alfabesi yürürlüğe kondu.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1929″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Atatürk, Orman Çiftliğinde 1929

Atatürk, Orman Çiftliğinde 1929

14 Temmuz 1929:

ATATÜRK A.O.Ç DE 14 Temmuz 1929.

06 Ağustos 1929:


14 Eylül 1929:

 

#Atatürk Yalova’da bir hanımın anlattıklarını dinlerken (14 Eylül 1929)

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

01 Kasım 1929: « … Meclisinizin en büyük eseri olan Türk harfleri, memleketin genel hayatına tamamen uygulanmıştır. İlk zorluklar, milletin fikir kuvveti ve medeniyete olan sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir… » « En yeni kanunlarla donanmış olan adliyemizin basireti ve adaleti uygulamak için gösterdiği dikkat milletin huzur ve nizamını korumağa kâfi ve muktedirdir.» (T.B.M.M., 3. Dönem, 3. Toplanma Yılını Açarken)


Mustafa Kemal Atatürk’ün, öğrenimine yurtdışında devam etmesini uygun gördüğü Abdurrahim Tuncak, 1929 yılında Berlin Teknik Üniversitesi’ne gitmiş ve tüm giderleri karşılanmıştır.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1930″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

Atatürk Edirne, 1930

1930, Edirne


29 Ekim 1930:

Atatürk Venizelos ile Meclis çıkışında 29 Ekim 1930 - Ankara

Atatürk Venizelos ile Meclis çıkışında 29 Ekim 1930 – Ankara

01 Kasım 1930: « Adliyemizin emin olduğumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet, kaçınılmaz gelişimi takip edebilecek ve türlü şekil ve türdeki tecavüzlere karşı vatandaşın hukukunu ve memleketin düzenini koruyabilecektir.» (T.B.M..M. 3. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1931″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]12 Nisan 1931:  Gazi Mustafa Kemal, Türk Tarih Kurumunu kurar.

1931: Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1932″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]12 Temmuz 1932: Gazi Mustafa Kemal, Türk Dil Kurumunu kurar.

04 Ekim 1932: « Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır. » (Dolmabahçe Sarayı, Diyarıbekir Gazetesinin Sahibine Demeç)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1934″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]13 Nisan 1934:

13 Nisan 1934 Atatürk ve beraberindekiler Bergama ziyaretinde

16 Haziran 1934: Büyük Millet Meclisi bir yasa geçirerek Gazi Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verme kararı alır.

24 Kasım 1934: Soyadı Kanunu gereğince,  TBMM’ce Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.


Manevi oğlu Abdurrahim 1934 yılından sonra Tuncak soyadını almıştır. Tuncak, Savarona yatının satın alınması görüşmelerinde tercümanlık yapmıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda çalışmış ve oradan emekli olmuştur.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1935″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1935: Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. TBMM, Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

03 Mayıs 1935: «Bizim dünyamız – bilirsiniz – topraktan, sudan ve havadan unulmuştur. Hayatın da, esas unsurları, bunlar değil midir? Bu unsurlardan birinin eksikliği, yalnız eksikliği değil, sadece bozukluğu, hayatı imkansız kılar. Hayatı, hele ulusal hayatı seven, onu korumak isteyen; yurdunun topraklarına, denizlerine olduğu gibi, havasına da ilgisini, hergün biraz daha çoğaltılmalıdır. » (Havacılık Hakkında Konuşma)
« … Türk çocuğu; Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda, dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır. » (Havacılık Hakkında Konuşma)

01 Temmuz 1935:

1 Temmuz 1935 - İstanbul

1 Temmuz 1935 – İstanbul

1 Temmuz 1935 - İstanbul

1 Temmuz 1935 – İstanbul

01 Kasım 1935: « Havacılarımız, bütün ordu ve donanmamız gibi vatanı korumaya yetenekli kahramanlardır. Büyük millet, bu soylu evlâtlarıyla kendini mutlu sayabilir. » (T.B.M.M., 5. Dönem, 1. Toplanma Yılını Açarken)

15 Kasım 1935: “Cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhasasat (maaş, ödenek) hakkında” bir kanun çıkarıldı. 2845 numaralı kanunda “Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır” hükmü vardı. Bu tarihten sonra yüzlerce cami kapatılıp, depo yapıldı, satıldı, yıktırıldı, parti binası olarak kullanıldı. Bunun üzerine Bakara Suresi – 114‘ü baz alarak ayaklanmalar çıkmaya başladı.  “Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah’ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka bir şey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır.”[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1936″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]

 

28 Mayıs 1936 – Tatbikat esnasında Türk uçaklarını izlerken #Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk 29 Mayıs 1936 – Metris tatbikat sahasında

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk 29 Mayıs 1936 – Metris tatbikat sahasında

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

1936.05.29

 

29 Mayıs 1936: #Atatürk, #Florya’da kumsalda güneşleniyor.

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 


———————————————————————————–

18 Haziran 1936:

 


——————————————–

 


———————————————–

 

10 Ekim 1936: #Atatürk #ismetinönü ile birlikte Ege manevralarını incelemek üzere manevra sahasına gidiyorlar.

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

18 Ekim 1936:

18 Ekim 1936 Ankara Hipodrom

18 Ekim 1936 Ankara Hipodrom

01 Kasım 1936: « … İlk tahsilin yayılması için, sade ve pratik tedbirler almak yolundayız. İlk tahsilde hedefimiz, bunun umumi olmasını bir an evvel tahakkuk ettirmektir. Bu neticeye varmak, ancak, sürekli tedbir almakla ve onu metodik olarak uygulamakla mümkün olabilir. Milletin başlıca bir işi olarak, bu konuda ısrar etmeyi gerekli görüyorum… » (T.B.M.M., 5.Dönem, 2.Toplanma Yılını Açarken)

22 Kasım 1936: Atatürk’e geçirmekte olduğu titreme ve ateş sebebiyle Dr. Refik Saydam ve Dr. Asım Arar tarafından zatürre teşhisinin konulması ve 5 gün yatakta istirahat etmesi.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1937″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1937: Çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı.

1937 Trakya Manevraları. Tavla oynarken.

1937 Trakya Manevraları. Tavla oynarken.

17 Mart 1937: «… Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir…» (Ankara Palas. Romanya Dışişleri Bakanı Antonescu İle Konuşma)

22 Haziran 1937: Atatürk’ün Yalova’da isteği üzerine Yalova Kaplıcası Başhekimi, Dr. Nihat Reşat Belger tarafından muayene edilmesi. Bu muayenede dikkate değer bir bulgu tespit edilmemiştir.

20 Ağustos 1937:

01 Kasım 1937: « İnhisarlar (tekel) konusunda özen gösterilmesi gereken esas, bu kurumların mali monopol, ticari teşekkül ve millî valörizasyon kurumu karakterinin dikkatle telifidir. » (T.B.M.M., 5.Dönem, 3.Toplanma Yılını Açarken)[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1938″ icon=”star-empty” icon_closed=”star”][vc_column_text]22 Ocak 1938: Atatürk’ün Yalova’da Dr. Nihat Reşat Belger tarafından muayene edilişi ve ilk defa Siroz başlangıcı teşhisinin konulması.

23 Ocak 1938: Atatürk’ün Yalova’ya çağırılan Dr. Neşet Ömer İrdelp tarafından muayenesi ve Dr. Nihat Reşat Belger’in teşhisi teyid etmesi.

7 Şubat 1938: Atatürk’ün öksürük ve göğüs ağrısı nedeniyle gece saraya çağırılan Dr. Neşet Ömer İrdelp tarafından muayenesi ve zatürre teşhisinin konulması, on gün tedavi altında kalması.

8 Şubat 1938: Atatürk’ün Dr. Neşet Ömer İrdelp ve Dr. Nihat Reşat Belger tarafından tekrar muayene edilmesi.

27 Şubat 1938: Atatürk’ün akşam üzeri şiddetli bir burun kanaması geçirmesi bu yüzden Hariciye köşkünde Balkan Paktı üyeleri şerefine verilen yemeye geç katılması.

28 Şubat 1938: Atatürk’e Çankaya Köşkünde Dr. Neşet Ömer İrdelp, Dr. Akil Muhtar Özden, Dr. Hüsamettin Kural, Dr. Ziya Naki Yaltırım ve Dr. Asım Arar’dan oluşan bir hekim grubu tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

12 Mart 1938: Atatürk’ün Prof. Dr. Frank tarafından Çankaya’da muayenesi

15 Mart 1938: Atatürk’ün Başbakan Celal Bayar’ı kabulü, Celal Bayar’ın yabancı hekim getirilmesi isteğini tekrarlaması üzerine: “Çocuk ne yapacaksan çabuk yap, ben hastayım” demesi.

28 Mart 1938: Paris’ten davet edilen Prof. Dr. Fiessinger’in Ankara’ya gelişi ve Çankaya’da Atatürk’ü muayenesi.

29 Mart 1938: Atatürk’ü muayene eden Dr. Fiessinger’in hazırladığı raporun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine verilmesi.

30 Mart 1938: Atatürk’ün hastalığı hakkında ilk resmi tebliğin yayınlanması, sağlığında endişe verici bir durum olmadığının belirlendiği ve kendisine bir buçuk ay istirahat tavsiyesinin yeterli görüldüğünün bildirilmesi.

28 Mayıs 1938: Atatürk’ün akşam üzeri Dolmabahçe’den Florya’ya gelişi, gece saat 21.00 de Dolmabahçe’ye dönerken fenalık geçirmesi.

29 Mayıs 1938: Dr. Neşet Ömer İrdelp tarafından muayene edilmesi ve karında su birikmesinin tespiti.

1 Haziran 1938: Devlet tarafından Cumhurbaşkanı için satın alınan Savarona yatının İstanbul’a gelişi, Atatürk aynı gün saat 15.30 da yata geçmiş olup, 25 Temmuz 1938 tarihine kadar yatta kalmıştır.

8 Haziran 1938: Dr. Fiessinger’in çağrı üzerine ikinci defa Türkiye’ye gelişi, Savarona Yatı’nda Atatürk’ü muayene etmesi.

24 Haziran 1938: Savarona Yatı ile Erdek’e gelişi. Erdek dönüşü üşütme sonucu ateşinin yükselmesi.

10 Temmuz 1938: Savarona’dan Acar motoruna geçerek Florya’ya gelişi. Deniz Köşkünde bir süre istirahattan sonra Boğaz’da Büyükdere’ye kadar gezintiden sonra Savarona’ya dönüşü. Gece ateş yükselmesiyle birlikte rahatsızlanması.

18 Temmuz 1938: Bir hafta devam eden ateşinin 36.5 dereceye düşmesi.

31 Temmuz 1938: Viyana’dan davet edilen Prof. Dr. Eppinger’in İstanbul’a gelişi ve Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ü muayene edişi.

1 Ağustos 1938: Almanya’dan davet edilen Prof. Dr. Bergmann’ın İstanbul’a gelişi ve Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ü muayene edişi. Atatürk’e Dr. Eppinger ve Dr. Bergmann’ın da katılışıyla sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

3 Ağustos 1938: Atatürk’ün Dr. Eppinger ve Dr. Bergmann ile birlikte muayene ve konsültasyonu.

4 Ağustos 1938: Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda Dr. Bergmann’ın da katılışıyla Türk hekimlerle birlikte konsültasyonu.

5 Ağustos 1938: Atatürk’e Dr. Bergmann’ın katılışıyla konsültasyon yapılması.

6 Ağustos 1938: Atatürk’e Dr. Bergmann’ın katılışıyla konsültasyon yapılması. Atatürk’ü muayene için çağırılan Dr. Bergmann ve Dr. Eppinger’in memleketimizden ayrılması.

5 Eylül 1938: Atatürk’ün vasiyetnamesini yazdırması.

6 Eylül 1938: Dr. Fiessinger’in üçüncü defa gelişi, Dolmabahçe’de Atatürk’ü muayene etmesi.

7 Eylül 1938: Dr. Mim Kemal Öke tarafından Atatürk’e karın ponksiyonu yapılması. Bu müdahalede Dr. Fiessinger de bulunmuştur.

22 Eylül 1938: Dr. Mim Kemal Öke tarafından Atatürk’e ikinci defa karın ponksiyonu yapılması.

26 – 27 Eylül 1938: Hastalığının karaciğer koması tehdidi göstermesi.

27 Eylül 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

6 Ekim 1938: 5 Eylül 1938 tarihli vasiyetnamesini Dolmabahçe’ye çağrılan İstanbul Altıncı Noteri İsmail Kunter’e teslimi.

16 Ekim 1938: Atatürk’ün karaciğer komasına girmesi.

17 Ekim 1938: Koma halinin ciddi olarak devam etmesi Yayınlanan bildiride ilk defa Atatürk’ün hastalığının karaciğer hastalığı olduğundan bahsedilmesi.

18 Ekim 1938: Koma halinin devam etmesi.

19 Ekim 1938: Atatürk’ün zaman zaman açılması, akşama doğru komadan tamamen çıkması. Sağlık Bakanı Dr. Hulusi Alataş’ın sürekli ve danışman hekimlere Atatürk’ün tedavisinde gösterdikleri başarı nedeniyle Bakanlar Kurulunun tebrik ve teşekkürlerini bildirmesi.

20 Ekim 1938: Komayı atlatan Atatürk’ün tamamen kendine gelişi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nin Atatürk’ün sağlığı ile ilgili bildirisinde umumi durumun iyiliğe gittiği, sinirsel belirtilerin tamamen geçtiğinin belirtilmesi.

21 Ekim 1938: Atatürk’ün sağlığı hakkında yayınlanan iki bildiride geceyi ve gündüzü rahat geçirdikleri ve umumi durumda iyiliğin devam ettiğinin bildirilmesi.

22 Ekim 1938: Doktorların saat 20.00 de yayınladıkları bildiride hastalık normal seyrine dönmüştür.

23 Ekim 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

27 Ekim 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

3 Kasım 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

5 Kasım 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

6 Kasım 1938: Atatürk’e sürekli ve danışman hekimler tarafından muayene ve konsültasyon yapılması.

7 Kasım 1938: Atatürk’e Dr. Mehmet Kamil Berk tarafından üçüncü defa karın ponksiyonu yapılması.

8 Kasım 1938: Atatürk’ün karaciğer komasına girmesi.

9 Kasım 1938: Koma halinin devamı.

10 Kasım 1938: Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda saat 9.05 te (Dokuzu beş geçe) ölümü Atatürk’ün ölümünü takiben Dr. Nuri Hakkı Aktansel tarafından yüzünün ve sağ elinin mulajının yapılması.

11 Kasım 1938: Naşının Prof. Dr. Lütfi Aksu tarafından tahnit edilmesi.

21 Kasım 1938: Tabutunun geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesine getirilişi ve hazırlanan mermer lahdin üzerine konuluşu.

28 Kasım 1938: Vasiyetinin Ankara Üçüncü Sulh Hukuk Hakimliği tarafından açılışı.

 

 

 

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Ataturk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

#Atatürk

Maggog (@maggogcom)’in paylaştığı bir gönderi ()

21 Kasım 1938: Cenazesi  törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde toprağa verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1940″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]1940: Zübeyde Hanım, İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 1940 yılında yaptırılan anıt mezarda yatmaktadır.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1944″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]9 Ekim 1944: Ankara Rasattepe’de Anıtkabir inşaatına başlanması.[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][vc_accordion_tab title=”1953″ icon=”star-1″ icon_closed=”star”][vc_column_text]9 Kasım 1953: Atatürk’ün tabutunun görevli heyet tarafından açılması ve rapor düzenlenmesi.

10 Kasım 1953: Atatürk’ün tabutunun Etnografya Müzesi’nden alınarak büyük bir törenle Anıtkabir’e nakledilmesi ve toprağa verilmesi. Atatürk’ün nâşı, Anıtkabir yapıldıktan sonra görkemli bir törenle  ebedi istirahatgâhına gömüldü.

 

[/vc_column_text][/vc_accordion_tab][/vc_accordion][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu.

Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

 

 

  
ATATÜRK’ÜN GÖRÜŞLERİ
Ekonomi üzerine
Atatürk Devrimlerinin sonucunda, Türkiye’nin ekonomik yapısı tümüyle iyi yönde bir gelişme göstermiştir. Kapitülasyonların kaldırılması ile birlikte, ulusal bir ekonomi için gerekli olan temel atılmıştır. Atatürk’ün ülke ekonomisi hakkındaki düşüncesini, “Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür” sözlerinde bulmak mümkündür.

Dış Politika üzerine
O dönemde birçok ülke yöneticisinin izlediği iç çatışma  politikalarına, polis devleti taktiklerine ve nihayet  uluslararası ihtilaflara yönelmelerine rağmen, Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözüne sıkı bir biçimde, bağlı kalan Türkiye, bu dönemde ülke  içerisindeki devleti ve onun kurumlarını içten çökertme girişimlerini engelleyebildiği gibi, savaşlara da bulaşmamayı başarmıştır.

 

ATATÜRK’ÜN BAZI ÖZDEYİŞLERİ

– Ne mutlu “Türküm” diyene.

– Geldikleri gibi giderler.

– Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak  Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

– Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

– Yurtta sulh, cihanda sulh.

– Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.

– Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.

– Doğruyu söylemekten korkmayınız.

– Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir.  Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve  hissediyorsanız bu yeterlidir.

– Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

– Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

– Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri !

– Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine  ve refaha ulaştırmaktır.

– Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

– Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden  sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler  kazanmaya devam edeceğiz.

– Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise,  “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenindir.

– Egemenlik verilmez, alınır.

– Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

– Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

– Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

– Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

– Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının  yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır.  Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz
ve yaşamayacaktır.

– Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

– Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

Üvey babasıyla beraber

Kaynaklar

  • Yrd. Doç. Dr. Eren AKÇİÇEK, Ege Üniversitesi, Atatürk İlkerli ve İnkılâp Tarihi Araştırma Ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı
  • http://www.meb.gov.tr/belirligunler/ataturk/Foto/Anamenu.htm
  • Atatürk’ün hayatının anlatıldığı kısım; Atatürk’ün Yaşamı I. Cilt 1881-1918 (Türk Tarih Kurumu Yayınları XXIII.Dizi-Sa. 4a)
  • https://www.tsk.tr – Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı – 1915 Çanakkale Savaşı Fotoğrafları

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

0 Yorum

Düşünceleriniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

©2021 MAGGOG MEDYA | Tüm hakları DMCA tarafından korunmaktadır.

İLETİŞİM

Şikayet, öneri, teklif ve sorularınızı buradan iletebilirsiniz.

Sending
veya

Log in with your credentials

veya    

Bilgilerinizi unuttunuz mu?

veya

Create Account